Nil Avunduk’un Çalışma Sistemi


ÜSTBEN

Bu yaşamdaki esas işimiz içimizi temizlemektir.

Biz bu dünyaya ilk yaratıldığımız andan bugüne kadar yaşadığımız bütün olumsuz zihinleri ve enerjileri dönüştürmek için geldik. Biz bu yaşama bütün enerjilerimizi dönüştürüp Allah’tan ilk çıktığımız yaratılış anımıza geri dönebilmemiz için, yani döngülerimizin sevgiye dönüp kapanması için geldik.

Bu şekilde baktığımızda önümüzde bilinmeyen uzun bir yolculuk var. Bu yolculuk sırasında, bu hayatta yaşarken yaratımdan bugüne kadar bütün hayatlar boyu yaşadığımız ve dönüştürmemiz gereken bu enerjilerimizi bulup tespit edecektik.

İşte bu yolculukta bunun için yanımızda bizim bütün iç adreslerimizi bilen, bizim hangi an neyi dönüştürebileceğimizi ve bunu dönüştürebilmemiz için şu anda geçmişte yaşadığımız hangi olumsuz olayı hatırlamamız ve dönüştürmemiz gerektiğini ve bu olumsuz olaya hangi gözle bakmamız gerektiğini, bu olumsuz olayın karşısında kendimize hangi soruları sorarak ilerlememiz gerektiğini bize tarif edecek bir üstben vardır.

Üstbenimizin sadece kendimiz için var olduğunu bilmemiz gerekiyor ve ona doğru yerlerde doğru soruları sormamız gerekiyor. Yani üstbene sorulacak sorular sadece kendimize ait olmalıdır. Üstbene o anda yaşadığımız olaydaki sıkışık noktamızdan nereye döner ve neyi bulursak çıkacabileceğimizin sorusu sorulmalıdır.

Şu anda bu olay için benim neyi bilmemi istiyorsun?

Bu yaşadığım olayla benim geçmişimdeki hangi olumsuz günü hatırlatmak istedin? Neyi çalışmamı istersin?

diye sorabiliriz.

En önemlisi de üstbene kendi geleceğimiz ve bir başkasının geleceği hakkında soru soramamamızdır, çünkü cevap vermez. Kendimizden başka kişiler hakkında sorduğumuz sorulara hiçbir zaman cevap vermez. Yani “Benim üstbenim senin için dedi ki…” diye bir cümle yanlıştır ve içinde negatif enerjiyi barındırır.

KENDİNİ ÜSTBEN ZANNETTİREN EGO

Üstben sizin ve başkasının adına yapma ya da yapmama kararı vermez.

Üstben bir şeyi yapıp yapmamanın altındaki nedeni söylemez.

Üstben neden ve sonuç bildirmez.

Üstben hedef belirtmez.

Üstben büyük resmi hiçbir zaman göstermez.

Üstben sizin sorduğunuz sorunun karşısında, o anda sizin o tarih ve o saat itibarıyla olmanız gereken hale getirecek çalışmayı ve o hale gelmek için çalışacağınız yeri tarif eder. Bu demektir ki, “Ben İstanbul’da mı okuyayım, yurt dışında mı okula gideyim?” sorusunun cevabı için üstben İstanbul veya yurt dışı diye adres veremez. Bu adres bilgisini ego verir. Üstben ise böyle bir soruya cevap olarak “Anneni affettin mi?” veya “Kardeşini kıskanmayı bitirdin mi?” gibi sorularla cevap verir.

Üstben sizin ona soru sormanızı bekler, çünkü üstben siz soru sormadan size cevap vermeyeceği için sizin sorunuzu fırsat bilip o gün aslında sizi çalıştırmak istediği adresi gösterir. Siz de bunu anlamayıp ona falcı muamelesi yapmayı sevdiğiniz ve onu öyle görmek istediğiniz için “Ben ne sordum ne cevap geldi, demek ki ben üstbenimi duyamıyorum!” diyerek doğru olan ilk cevabı kaçırırsınız.

Bir kez daha “Ben İstanbul’da mı, yurt dışında mı okumalıyım?” diye sorduğunuzda ve bu soruyu sık sık ısrarla sorup cevap almaya çalıştığınızda aşağıdaki ego tablosu devreye girer. Egonun sağda olan Kötü Huylu Ego tarafı ile solda olan İyi Huylu Ego tarafı birbiri ile karşılıklı sohbet etmeye başlar ve sözlerinizdeki “Üstbenime sordum; dedi ki….” buradan gelmeye başlar.

Siz de bu sohbet sağ ile sol ego arasında geçerken sol taraftaki egonun sohbetini üstben olarak algılamaya başlar olursunuz. Ve de bunu “Aslında çalıştım ama hayatım hiç değişmedi,” göstergesi ile size gösterdiği halde, bir basamak derine inip Ego T’sinin sağını ve solunu bırakıp bunun altında size sesini duyuramayan üstbene ulaşmaya ihtiyaç hiç hissetmezsiniz; çünkü onun sesi egonun sesi kesildiği zaman duyulur.

Sizin en çok istediğiniz şey size akıl verilmesi, karar bildirilmesi, “Şunu mu, bunu mu yapayım?” dediğiniz sorularda birinin size “Evet, şunu yap,” demesidir; çünkü siz hala kendi kararlarınızın sorumluluğunu almak yerine bunu başkasına yüklemeyi tercih edersiniz.

Üstben de size hiçbir zaman karar bildirmediği için İyi Huylu Ego’nun karar bildiren “Şöyle yaparsan iyi olacak, böyle yapmalısın,” diyen karar bilgisini, “Üstbenim dedi ki…” diye, onun yap dediğini yapmış olduğunuzu zannederek hayatınızda yanlış, lüzumsuz ve keskin kararlar vererek kendinize ve yaşamınıza gereksiz zarar verebilirsiniz.

Yukarıda da belirtildiği gibi, üstben hayatınızın hiçbir anında, özellikle karar anınızda sizi onaylayarak veya onaylamayarak kendi enerjisini katmaz, doğası gereği evrensel olarak bunu yapamaz; çünkü oyunu oynayan sizsiniz. O bunu yapamadığı için ego bu durumu kullanarak İyi Huylu Ego’dan cevap verir.

Özet olarak madde madde üstbenin ne yapıp ne yapmayacağı aşağıda listelenmiştir:

  • Üstben oyunu nasıl oynayacağınızın talimatını vermez, ama sizin karşılaştığınız her olayın içindeki kendi çıkışınızı sağlayacak çalışma yerini size gösterir, hatırlatır, söyler.
  • Üstben sizin ve başkasının adına yapma ya da yapmama kararı vermez.
  • Üstben bir şeyi yapıp yapmamanın altındaki nedeni söylemez.
  • Üstben neden ve sonuç bildirmez, bir şeye doğru ya da yanlış demez; çünkü onun için sizin yaptığınız her şey doğrudur. Ancak yaptıklarınızdan siz rahatsız olduğunuz zaman size çalışacağınız yeri gösterir.
  • Üstben hedef belirtmez.
  • Üstben büyük resmi hiçbir zaman göstermez.
  • Üstben gelecekten haber vermez; çünkü sizin geleceğinizin her an sizin yeni seçimlerinizle yeniden şekilleneceğini bilir.
  • Başkasının sizin hakkındaki düşünce ve planlarını söylemez. Size de başkası hakkında yaptığınız planları üstben yaptırtmaz. Örneğin birinin sizinle evlenmeyi düşündüğünü söylemediği gibi, sizin de tespit ettiğiniz bir kişi ile evlenip çoluk çocuğa karışıp güzel bir aile kurabileceğinizi söylemez. Yani sizin hayallerinizle işbirliği yapmaz.
  • Üstben daha önce bir başkasının üstbeninden duyduğunuz cevapları, olumlamaları size vermez. Sizin cevabınız sizin o anınıza ve size özgüdür. O cevap sizin için yeni ve ilktir.
  • Üstben size korku isimlerini söylemez; çünkü korkunuzu bulurken önce içinizden o korkunun duygularının yavaş yavaş yükselmesi ve o duygunun tam açığa çıktığı anda da sizin ağzınızdan sizin tarifinizin çıkması önemlidir. Bu, enerjinin gerçek tespitidir ve bu tespitten sonra ikinci adımda siz korku çalışmasını yapıp o korkunuzun enerjisini dönüştürdükçe üstbeniniz sizin o anınızla ilgili sizin bilmeniz gerekenleri söylemek üzere size hissettirmeye başlar.


Üstben

Etrafımdaki yalancı insanların varoluşuna isyan ettiğim, “Neden etrafımda bu kadar yalancı insan var?” dediğim bir gün, içimin çok derinlerinden bir ses duydum:

“Senin kendi yalancılıklarını bulman için...”

“Sen kimsin?” diye sordum.

“Ben senin kendi içini temizlemek için geldiğin bu yaşamındaki yol fenerinim. Bu yaşamında, içini temizlemek için sorduğun her sorunun cevabını benden alacaksın.”

O anda, bana yalancı olduğumu söylediği için ona çok kızmıştım. Ama sonra sevindim, çünkü o bana her sorumun cevabını kendi içimden o anda söyleyecekti. Üstelik içimde yüzlerce soru vardı: Kimler ne yapıyordu, merak ettiğim kişiler neredeydi ve nasıl yaşıyorlardı, bana ve onlara gelecekte neler olacaktı? Bütün bu sorularımın cevabını ondan alacağımı zannederek çok sevinmiştim. O ses bu sevincimi anlayıp

 

“İşte bu sorularının cevaplarını aldığını zannettiğin ve her seferinde seni yanılttığı halde fark etmediğin ses, ben değilim.” dedi.

“Peki o kim, sen kimsin?” diye sordum.

“Başkası hakkında, senin ve herkesin geleceği hakkında bilgi veren, içindeki oynadığınız oyunun sesidir. Sen bugüne kadar o sesle akıllı olduğunu ve her şeyi bilip kontrol edebildiğini zannederek yaşadın. Bugün bunları bırakırsan benimle içini temizleme yolculuğuna çıkarsın. Ben de senin bu yaşamda kullandığın arabanda senin yanında sana yol gösteririm.

Ben başkası hakkında ve gelecek hakkında bilgi vermem. Ben anda, sadece sana ait olan sorunlarının, senin içindeki sebeplerini bulmanda ve bu sebepleri nasıl değiştireceğinde sana yardımcı olurum. Ve seçimlerinde seni serbest bırakırım. Çünkü ben, senin içinde, senin yaratıldığın andan beri var olan özünün sesiyim. Ben zaten bu yaşamında sana senin için doğru olan yolu göstermek için o kadar yakınındayım.” dedi.

 

Onun sesini duymaya başladığım günden sonra o ses yaşadığım her olayın içinde bana korkularımı, hissettiğim duyguları, olumsuz bilinçaltı kayıtlarımı ve affetmem gereken her anımı ve kişiyi bir bir göstermeye başladı. Ve birlikte uzun bir yol aldık.

 

NİL Avunduk